Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş ipinin doğru teknikle kullanımının ağız ve diş sağlığındaki önemi, kullanım yöntemi ve olası yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.
Diş ipi, günlük ağız bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası olmalı!
Ağız ve diş sağlığını korumanın en önemli adımlarından birinin, yalnızca diş fırçalamakla yetinmeyip diş aralarının da etkili şekilde temizlenmesi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu noktada diş ipi kullanımı, günlük ağız bakım rutininin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak doğru teknikle uygulanmadığında istenilen faydayı sağlamadığı gibi diş etlerine zarar da verebilir.” dedi.
Diş ipi kullanımına başlarken yaklaşık 30-40 santimetre uzunluğunda bir parça koparmak gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Daha kısa bir ip, parmaklara yeterince sarılamayacağı için kullanım sırasında kayabilir ve kontrolü zorlaştırır. Koparılan diş ipi, iki elin orta parmaklarına sarılarak sabitlenir. Bu sayede ip, kullanım sırasında kaymaz ve daha kontrollü hareket ettirilebilir. Üst dişlerin temizliğinde baş parmaklar, alt dişlerde ise işaret parmakları kullanılarak daha rahat bir uygulama sağlanır.” şeklinde konuştu.
Diş ipinin amacı, dişi sararak yüzey temizliği sağlamak!
Diş ipinin temel amacının, yalnızca diş aralarına girip çıkmak olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, şunları söyledi:
“Asıl hedef, dişin yüzeyine temas ederek dişin çevresini saracak şekilde temizlik sağlamaktır. Diş ipi, iki diş arasına nazikçe yerleştirildikten sonra temas noktasından hafif bir hareketle geçirilir ve diş etinin yaklaşık 1 mm altına kadar ilerletilir. Ardından ip, dişe ‘C’ şeklinde sarılarak yukarı doğru çekilir. Aynı işlem, komşu diş için de tekrarlanır. Böylece iki diş arasındaki her iki yüzey de etkin şekilde temizlenmiş olur. Tüm diş araları bu yöntemle tek tek temizlenmelidir.”
Diş ipi kullanımının akşam yatmadan önce yapılması daha uygun!
Diş ipi kullanımının günde bir kez, tercihen akşam yatmadan önce yapılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bunun nedeni, gece uyku sırasında tükürük salgısının azalmasıdır. Tükürük miktarının düşmesiyle birlikte ağızda kalan yiyecek artıkları bakteri plağına dönüşür ve bu durum çürük ile diş eti hastalıklarına zemin hazırlar. Bu nedenle gece yatmadan önce hem dişlerin fırçalanması hem de diş aralarının temizlenmiş olması büyük önem taşır.” dedi.
Diş ipi kullanımında en doğru yaklaşımın, önce dişlerin fırçalanması, ardından diş ipi ile ara yüz temizliğinin yapılması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş fırçası, dişlerin görünen yüzeylerini temizlerken, diş ipi ulaşılması zor olan ara yüzlerde etkili olur.” bilgisini paylaştı.
Doğru teknikle kullanılan diş ipi diş aralarını açmaz!
Yanlış teknikle kullanıldığında diş ipinin diş etine zarar verebileceği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “İnce ve keskin yapısı nedeniyle agresif hareketlerle kullanıldığında diş etinde kesilmelere yol açabilir. Bu nedenle diş ipini dişlerin arasından geçirirken aceleci davranmamak gerekir.” dedi.
İpin, temas noktasından yavaş ve kontrollü şekilde geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Sert ve ani hareketler, diş etine doğrudan baskı yaparak travmaya neden olabilir. Oysa doğru kullanımda ip, diş etine zarar vermeden diş yüzeyine sarılarak temizleme işlemini gerçekleştirir. Diş ipinin dişlerin arasını açtığı yönündeki inanış da yaygındır. Ancak bu doğru değildir. Doğru teknikle kullanılan diş ipi diş aralarını açmaz. Aksine, yanlış ve sert kullanım diş etine zarar vererek çekilmelere neden olabilir. Bu da zamanla diş aralarında boşluk oluştuğu izlenimini yaratabilir. Özellikle dişleri sıkı temas eden kişilerde diş ipi kullanımı zor olabilir, ancak bu durum kullanımın bırakılmasını gerektirmez.” açıklamasını yaptı.
Uyumsuz restorasyonlar diş ipi kullanımını zorlaştırabilir!
Diş ipinin dolgulara veya kaplamalara zarar verip vermediği konusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Doğru şekilde yapılmış dolgu ve kaplamalar, dişle uyumlu ve pürüzsüz bir yüzeye sahiptir. Bu tür restorasyonlar diş ipi kullanımından etkilenmez.” dedi.
Ancak dolgu ya da kaplamada taşkınlık varsa, diş ipinin bu bölgelere takılabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, sözlerini şöyle tamamladı:
“Böyle bir durumda sorun diş ipinde değil, yapılan tedavinin uyumsuzluğundadır ve ilgili restorasyonun yenilenmesi gerekir.
Sonuç olarak, diş ipi kullanımı doğru teknikle uygulandığında ağız sağlığını korumanın en etkili yollarından biridir. Günlük rutine dahil edilen bu basit alışkanlık, diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde büyük rol oynar.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
